TEHLİKELERE MARUZ BIRAKTIĞIMIZ ÇOCUKLARIMIZ
===========================================
İnsan beyni için 16 frekansa ihtiyaç vardır. İnsana faydalı ve zararlı birçok frekans var.
Onların her frekansı bir şeye işarettir . 16 frekansa dikkat edildiğinde, onların her frekansının bir şeye işaret ettiği görülecektir.
Özellikle bir şarkıcı gördüğümüzde bir de bakıyorsun o şarkıcının üzerinde bir şey parlıyor.
Aman Allâh'ım , onun bir göz çizimi ya da buna benzer bir çizimi var. Bu çizim , suret ve şekil , maalesef şeytanlarla ilgili bir sembol.
Şarkıya veya müziğe frekansları yerleştirmişler. Müzik , aslında dimağını veya beynini boşaltmak ve arındırmak içindir.
Fakat bu müzik ve şarkılar , beynin ve dimağın daha fazla yorgunluğuna sebep oluyor. Çünkü o müzik veya şarkıdaki frekanslar zararlıdır.
440, 670, 370 , 340, 170 gibi frekanslara dikkat etmek gerekir, Kur'ân-ı Kerim olsa bile, eğer bu frekanslarda ise dinlememek gerekir.
Bunlar şeytanların müdahale ettikleri ve büyü kattıkları frekanslardır.
Şeytanın frekansları olan çok tehlikeli frekanslar var, Kur'ân-ı Kerim'i nereden duyduğumuzu ve kaynağını biliyor muyuz?
Sesin frekansının kaynağı güvenilir olmalıdır. Frekanslar tehlikelidir çünkü beyinle oynarlar.
Bunu dinleyen herkesin hastalıkları, mikropları, virüsleri, depresyonu bilmesi gerekir, hatta çocuk programlarında çocuğun depresyona girmesine, gelecekte ciddi ve zararlı alışkanlıklara sahip olmasına yönelik ve ciddi sıkıntılar yaşamasına yönelik dinleme frekansları vardır.
Çocuklar , dinlediği programlar nedeniyle dünyada hiçbir şey görmüyorlar.
Çocuklara özel videoların hepsi zararlı ve size hastalık getiren frekanslardır.
Düşünemiyorsun bile, her şeyi bir aldatmaca içinde yaşıyorsun. Hepsi bir illüzyon ve aldatmacadan ibaret.
Çocukların duyduğu şeylerin hepsi aptallığı artırmak için kurgulanmış frekanslar olduğunu, çocuk sahibi olamamayı, depresyonu, akıl hastalığını ve daha birçok hastalığı meydana getiren frekanslardır.
Hatta Kur'ân'ın dahi bunları içeren frekanslarda indiği kanallar ve yerler var ve hatta bu frekanslar aracılığıyla insanların büyülenebildiğini, düşünebiliyor muyuz?
Dinleyenleri , frekanslarla büyülemek mümkün, düşünebiliyor muyuz? Kuran'dan bir video alırsan, bir sihirbazın, bizi frekanslarla büyülemesi mümkün.
Kur'an-ı Kerim'den bıkmak veya Kur'ân-ı Kerim dinlemekten yorulmak mümkün değildir.
Eğer bu sözde Kur'ân videosu veya ses kaydı , bir bıkkınlık , usanç veya yorgunluk veriyorsa demek ki o görünüşte Kur'ân olsa dahi haddizatında o , KUR'AN değildir.
Kur'ân-ı Kerim insanları lezzete , zevke ve dinginliğe sevkeder. Yani Kur'ân , frekans değildir.
Kur'ân-ı Kerim'in Ra'd Süresi 22. âyetinde Allâh(cc) şöyle buyuruyor :
اَلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَ تَطْمَئِنُّ قُلُوبُهُمْ بِذِكْرِ اللّٰهِۜ اَلَا بِذِكْرِ اللّٰهِ تَطْمَئِنُّ الْقُلُوبُۜ
"Elleżîyne âmenû ve tetma'innu kulûbuhum biżikrillâhi elâ biżikrillâhi tetma'innu-l kulûbu"
"Bunlar, iman edenler ve Allah’ı zikrederek gönülleri huzura kavuşanlardır. Bilesiniz ki gönüller ancak Allah’ı zikrederek huzura kavuşur."
Kur'ân-ı Kerim'in Tevbe Süresi 51. âyetinde Allâh(cc) şöyle buyuruyor :
قُلْ لَنْ يُص۪يبَنَٓا اِلَّا مَا كَتَبَ اللّٰهُ لَنَاۚ هُوَ مَوْلٰينَاۚ وَعَلَى اللّٰهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ
"Kul len yusıybenâ illâ mâ keteballâhu lenâ huve mevlânâ , ve ’alellâhi felyetevekkeli-l mu'minûne."
"De ki: « Allâh'ın bizim için yazdığından başkası asla bize erişmez. O, bizim mevlâmızdır(yardımcımızdır). Onun için mü'minler yalnız Allâh'a güvenip dayanmalıdır »."
Demek oluyor ki, cinler ve insanlar sana bir şeyle zarar vermek için toplanmış olsalar ve Allâh istemezse, sana zarar veremezler.
Yani, Allâh bu dünyadan her şeyi siler. büyüyü siler, yalanları siler, her şeyi siler.
Yani cinlerin ve insanların yazdığı önemli değil. Önemli olan Allâh'ın ne yazdığı ve ne takdir ettiğidir.
Ama cinler ve insanlar yazsa bile , Allâh onların yazdıklarını dilerse siler ve hükümsüz bırakır. Kendi yazdığığını yürürlüğe koyar.
Ben size söylüyorum, tanımadığınız kişiler Kur'an videoları yüklüyor, yine en iyisini Allah bilir ama siz Kur'ân'ı belirsiz bir yerden dinlemiş oluyorsunuz.
İyi olacağı garanti değil. Eğer Kur'ânı dinlemek istiyorsanız o zaman , Kur’an’ı açın ve okuyun.
İnsanları rahatlatan da budur ve güvenilir olmayan bir kaynaktan dinlemekten evladır.
Çocuklar , frekans içeren çocuk programlarını bile hakikatte duymuyorlar. Yani beynin duyuyor ama kalbin duymuyor.
Söylediklerimi anlayın lütfen , gerçek ayeti duymuyorsun. İçinde hiçbir şey yok ve çok güzel bir sesi var ama frekans , beyne gelen frekanstır.
Titreşimleri duymuyorsunuz, size güvenilmez kaynaklardan olduğunu söylüyorum. Bunlar özellikle DEİZM'i yaymaya çalışıyor.
Bunların hepsi çocuklara ulaşmak istiyor ve çocuklara ulaşmak için yapılıyor.
Her şey , bu yeni nesil için yani Z Kuşağı için yapılmaktadır. Bu nesil , milletin sonunu getirecek. Bu yeni nesli istiyorlar.
Çocuklar gerçekte hiçbir şey duymuyorlar. Ufacık bir frekansla , koca bir nesil mahvoldu ve bu nesli istiyorlar.
Çocukların duymadığı şeyleri artık , bu neslin duymadığının bilinmesi vaktinin geldiğini, herkesin bilmesini istiyorum.
Çocuklarda neden bu kadar aptallık var, bunun nedenini bana söyleyebilir misiniz?
Dinledikleri, duydukları şeyler aslında hiç sesleri çıkmayan ve duymadıkları şeyler. Karikatürler konuşmuyor çünkü frekansı yok.
Duydukların beyne müdahale ediyor ve beyni yok ediyor , mahvediyor.
Eski çizgi filmlerin bile hepsi değiştirildi ve bunlara çocukların tahrib edilmesi için frekanslar koydular.
Her şey geliştirildi, eskitildi, yenilendi, güçlendirildi.
Dikkat edilirse genç müslüman insanların kalbi zayıf. Bunların hepsi frekanslarından kaynaklanıyor. Kasları büyüten ve küçülten frekanslar da var. Her şekilde beyinle oynuyorlar, beyin büyümüyor, bu frekanslar olduğu sürece kaslar gelişmiyor.
Beynin depresyona girmesini istiyorlar. Beyne giden sinirlerin otizme dönüştüğünü anlıyorsun.
Beynin ve beyin sinirlerinin hafif tellerini duymuyorsunuz ama oradalar.
Çocuğun aptallığını ve izolasyonunu arttırıyorlar ve depresyon sizi otistik yapıyor ve ne olduğunu anlayamıyorsunuz bile.
Şu zamanda çocukların en istediği şey cep telefonlarıdır (smart phones) ve eğer anne veya babası ona vermezse ağlamaya başlar.
Çünkü bu frekansları duymak ister. Ne istiyor, ihtiyacı olan ve beynini besleyen frekansları duymak istiyor. Yani beyninin istediğini istemiyor. Beynini besleyen frekansları duymak istiyor.
Çocuklar artık her taraftan hedef alınıyor. Bu yeni nesli yok etmek istiyorlar.
Fakat kendi ölümlerine , hangi neslin sebep olacağını bilmiyorlar.
Annesi , Musa(as) efendimizi nehre bıraktı , iyi güzel de , pekala neden onu nehre koydu?
Çünkü fir'avna, “Bir çocuk gelecek ve seni de saltanatını da bitirecek” dediler. Tabii ki bu herhangi bir çocuk olabilirdi.
Fir'avn , beni yok edecek biri var ve geliyor korkusuyla, bir neslin gelip onun işini bitireceğini bilerek, o neslin her çocuğunu yok etmek istedi. İşte bâtıl tarafı da İSLAM'ın neslini yok etmek istiyor.
Her şey ilerliyor , teknoloji çok ilerliyor ama Allâh'ın izniyle bunu başaramayacaklar.
Tıpkı rabbimizin Musa(as)'yı nehirden kurtardığı gibi , Yunus(as) efendimizi balinanın karnından, "Senden başka ilah yoktur, Şüphesiz ben zalimlerdendim." zikri ile kurtardığı gibi bizleri de bu zalimlerden kurtaracağını ümid ediyoruz.
Bütün çocukları bitiremeyeceklerini elbette anlayacaklar. Çünkü Allâh zulmedenleri sevmez ve onları başarıya eriştirmez.
NOT :
Tüm dünyada, tüm enstrümanlar için ”la” sesi günümüzde 440 hertz olarak belirlenmiştir.
Her şey “Standard Tuning” dediğimiz müziğin A=440 Hz’e sabitlenmesi ile başladı.
Bunu yapan ise müziği askeri anlamda ticarileştiren Rockefeller Grubu.
Müzik endüstrisinin bu standart frekans ile tekelleşmesi, kitleleri sürü psikolojisi altında tutmanın, insanları asabiyete, kedere sürüklemenin, psikososyal kışkırtmalara açık hale getirmenin zeminini hazırlamıştır.
Bunlar sonucunda artan hastalık oranları ve mali krizler sayesinde de Gruba üye ticari şirketlerin kâr elde etmesinin etkili yollarından biri olmuştur.